‘Ekolojik Tarım’ olarak etiketlenmiş yazılar

Ekolojik Tarım ve Hayvancılık

Pazartesi, 26 Mayıs 2008

Türkiye’de ekolojik tarım 1984’te, önceleri Avrupalı bazı şirketlerin, gereksinim duydukları ürünleri anlaşmalı çiftçilerle yetiştirmek ve elde edilen ürünleri Türk ihracatçılar aracılığıyla ithal edebilmek için projeler oluşturmalarıyla başlamıştır. 19901ı yılların başına kadar, ekolojik tarımla ilgili danışmanlık, denetim ve sertifikasyon gibi uygulamalar da yabancı kuruluşlarca yerine getirilmiştir. Başlangıçta Türkiye’nin geleneksel ihraç ürünlerinden kuru incir ve üzümle ilgili olarak Ege Bölgesi’nde gerçekleştirilen ekolojik tarım uygulamaları, daha sonra kuru kayısı ve fındık gibi ürünler de katılarak farklı bölgelere yayılmıştır.

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı verilerine göre, 1999’da Türkiye’de yaklaşık 92 değişik üründe, 46.523 bin hektarlık arazide 12.275 dolayında üretici 168.306 ton ekolojik tarım üretimi yapmaktadır. Üretilen ekolojik ürün çeşitlerinin sayısı 1990’da 8 ve üretim alanı 1.037 hektar olarak gerçekleşmiştir. 1999’da ürün çeşidi sayısı 92’ye, üretim alanı da 46.523 hektara çıkmıştır. Türkiye’de üretilen ekolojik ürünler büyük ölçüde ihraç edilmektedir. Bu nedenle, ekolojik ürünlerin üretim miktarı ve çeşitliliği yurtdışından gelen talepler doğrultusunda biçimlenmektedir. Üretilen ekolojik ürünlerde olduğu gibi, bunlardaki kimyasal kalıntıların çözümlenmesinde de dışa bağımlı olunması, ekolojik tarımın ulusal düzeyde yaygınlaştırılmasını zorlaştırmaktadır

Öte yandan, Türkiye’de ekolojik hayvansal ürün üretiminde kayda değer bir gelişme sağlanamamıştır. Türkiye’nin yüksek nüfusunun iç tüketim için daha fazla üretim yapılmasını zorunlu kıldığı dikkate alındığında, ekolojik hayvansal üretim sistemlerinin ekonomik özendiricilerle geliştirilmesinin yararlı olacağı ileri sürülebilir.

Ekolojik tarım ve hayvancılık politikalarının yalnız biyolojik mücadele yöntemlerinden oluşan uygulamaları içermediği dikkate alınarak, biyolojik çeşitliliğin korunması, tarım, istihdam, çiftçi ve tüketici hakları ve yoksullukla mücadele politikalarının bir bütün olarak ele alınacağı bir yapısal dönüşümün sağlanması zorunludur. Bu bağlamda, yasal düzenlemelerin de iyileştirilmesi ve mevcut yönetmeliğin bir yasaya dayanmamasından kaynaklanan sorunların giderilebilmesi için, “Tarımsal Ürünlerin Ekolojik Yöntemlerle Üretilmesine İlişkin Yasa”nın da en kısa zamanda çıkartılması gerekmektedir.

Tarımsal Biyolojik Çeşitlilik ve Ekolojik Tarım

Pazartesi, 26 Mayıs 2008

Türkiye’de tarımsal biyolojik çeşitliliğin korunmasına ilişkin bütünleşik politikaların varlığından söz etmek olanaklı değildir. Tarımsal biyolojik çeşitlilik konusunda politika oluşturmak için gerekli kavramsal çerçevenin henüz geliştirilmemiş olduğu söylenebilir. Örneğin, Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planında tarımsal biyolojik çeşitlilik konusu yer almamaktadır.

BÇS’ye taraf olan ülkeler, 1996’da yapılan ve Türkiye’nin de katıldığı 5. Taraflar Toplantısı’nda tarımsal biyolojik çeşitlilik konusunda bir çalışma programı kabul etmişlerdir (Karar III/ll). 2000 yılında bu programın geliştirilmesi için karar alınmış (Karar V/5), 7-19 Nisan 2002 tarihleri arasında Lahey’de yapılan 6. Taraflar Toplantısı’nda da VI/5 sayılı karar kabul edilmiştir. Bu kararların ulusal düzeyde uygulanması için Türkiye’nin bir dizi önlem alması gerekmektedir. Öte yandan, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşma ve sözleşmelerin, Anayasa uyarınca mevzuatın parçası oldukları dikkate alınarak, uygulamalarda öncelikle göz önünde bulundurulmaları gerekir. Aynı biçimde, Türkiye’nin imzaladığı ancak henüz onaylamadığı Biyogüvenlik Protokolünün de, onaylandıktan sonra yasa hükmünde olacağı göz önünde bulundurularak, ulusal uygulamalarda dikkate alınması için şimdiden düzenlemeler yapılmalıdır.