Canlıların vücudunu oluşturan en küçük canlı birim hücre’dir. Hücre’den canlıya doğru;
“Hücre —> Doku —> Organ —> Sistem —> Organizma”
sırası vardır. Canlıların yaşam alanı olan Biyosferi bir vücuda benzetirsek, buradaki yapıların sıralanışıda;
” Birey —>Populasyon —> Komünite —> Ekosistem —> Biyosfer”
şeklinde olmaktadır. Dünyada canlıların hayat sürdüğü alanların tamamına Biyosfer diyoruz. Hava, karalar, göller, okyanuslar, dağlar ve yerin katmanları Bi-yosferin kısımlarıdır. Bütün bu kısımlarda farklı dağılımlarda canlı türleri yaşamaktadır. En çok yığılma sıcak ve bol yağmur alan bölgelerde olmaktadır.
Habitat: Bir organizmanın tabii olarak yaşayıp, üreyebildiği yere Habitat denir. Bu yer bir okyanus olabileceği gibi, bir başka canlının üzeri de olabilir. Her organizma habitatıyla mükemmel bir uyum içerisinde olup, sürekli alış – veriş halindedir.
Populasyonlar
Bir türün, doğanın belirli bir bölgesine yerleşmiş bütün fertlerinin oluşturduğu topluluğa Populasyon denir. Bir populasyonda bir türün fertleri olmasına rağmen, bir türün fertleri farklı populasyonları oluşturabilirler. Belirli bir bölgeye yerleşmiş bütün canlıların oluşturduğu topluluğa ise “Komünite” adı verilir. Populasyonlar bir tek türden oluşurken, komüniteler çok sayıda türden oluşur. Komünite ve üzerinde bulunduğu cansız ortam da Ekosistem’i meydana getirir.
Populasyonların Problemleri: Populasyonu oluşturan fertler ölse bile populasyonlar yeni oluşturulan fertlerle devam eder. Populasyonlar büyüyebilir ve küçülebilirler. Bu sayede populasyonlar dengelenirler.
Bir populasyonun gelişip gelişmediği, dengede olup olmadığı, küçülüp küçülmediği ve geleceğinin nasıl olacağı; doğum, ölüm ve göç oranlarıyla belirlenir.
Populasyon Büyüklüğündeki Değişme = A (Doğumlar + İç Göçler) – B (Ölümler + Dış Göç)
Bu formülümüzde eğer A, B’den büyükse populasyonun gelişmekte olduğunu; küçükse, populasyonun küçülmekte olduğunu; eşit olursa dengede olduğunu anlamış oluruz. A kutusunun azlığı süreklilik arzederse populasyon “yok olma” tehlikesiyle karşı karşıya kalır. Hele bu azalma göç’den değil de ölüm oranının çokluğundan kaynaklanıyorsa tür dahi yok olabilir.
Populasyonların Özellikleri
* Populasyon Yoğunluğu: Belli bir zaman diliminde birim alan ya da hacmi işgal eden fert sayısına denir. Örnek; 1 cm3 sudaki Paramesyum sayısı gibi.
* Populasyonun Taşıma Kapasitesi: Belli şartlar altında populasyonun ulaştığı en yüksek fert sayısına denir. Şartlar değişirse bu da değişir.
* Doğum ve Ölüm Oranı: Birim zamanda populasyona katılan ve populasyondan ayrılan fert sayılarıyla hesaplanır.
* Yaş Dağılımı: Populasyonun geleceğini belirleyici bir ölçüdür. Genç fertler çoğunluktaysa populasyon gelişmekte; genç ve yaşlı fertler eşitse populasyon dengede; yaşlı fertler fazlaysa populasyon gerilemekte ve küçülmektedir. Ülkemiz genç nüfusun fazlalığından dolayı, büyüyüp gelişen bir insan populasyonuna sahiptir.
* Populasyonların Dengelenmesi (Devri): Tabiat şartlarının normal seyrettiği durumlarda, her populasyon belli zaman periyodunda dengelenir. Bu süre her tür için farklıdır. Bazı türlerde bir gün, bazılarında bir mevsim, bazılarında bir yıl, bazılarında ise 10 yıl dengeleme süresini oluşturabilir.
Aynı habitatta yaşayan birçok populasyon birbirleriyle yarışır ve rekabet eder. Hatta bazı türler diğer bir türü besin olarak kullanır. Böyle iki türün populasyon değişim grafiği de şöyle gerçekleşir:

Grafikteki maksimum yükselme ve alçalma noktaları önemlidir. Avcı tür maksimum sayıya ulaşmış ancak besin bitmiştir. Açlık ve toplu ölümler başlar. Avlanan tür minimum sayıya düşmüştür. Ancak diğerinin toplu olarak ölmesiyle serbest kalıp tekrar gelişir.
İki ayrı Paramesyum türü, aynı besin ortamında, ayrı ayrı yetiştirildiğinde türler bağımsız olduğu için aralarında rekabet söz konusu olmaz.

Bu iki türden eşit sayıda birey tek bir besin ortamına aktarıldığında ise yandaki grafikteki gelişmeyi gösterirler. Buradan çıkarılabilecek sonuç, iki türün rekabet halinde olduğu ve sonuçta yarışı “A” türünün kazandığı biçimindedir.
Populasyonların büyüyüp küçülmesini sağlayan dengeleyici faktörlerin önemlileri şunlardır:
1. Besin miktarı
2. Yaşam alanı
3. Dış ve İç göçler
4. Işık, nem, ısı, vs.
5. Çeşitli iç faktörler
6. Ortamda oluşan artık,maddeler
7. Deprem, savaş, bulaşıcı hastalıklar, yangın vs.
8. Düşmanlar
Bu faktörlerin bir veya birkaç, populasyona olumlu ve olumsuz etkilerde bulunduğunda büyüyüp küçülmesini sağlar. Olumsuz faktörler sürekli olursa, başta da belirttiğimiz gibi türler yok olmaya mahkum olurlar.
Hayvan Toplulukları
Populasyonu meydana getiren bireyler bulundukları ortamda tek tek ya da topluluklar halinde yaşayabilirler. Böyle canlı topluluklarını inceleyen biyoloji dalına Sosyobiyoloji denir. Özellikle hayvanların birçok türünde bireyler biraraya gelerek topluluklar halinde yaşamaktadır. Bu toplanma belli bir iş için, belli bir zamana mahsus olabileceği gibi sürekli de olabilir. Bu şekilde sürekli olan topluluklara Sosyal grup, onların yaşamına da Sosyal yaşam denir, insanlar başta olmak üzere, bal arıları, termitler, karıncalar sosyal grubun en iyi örnekleridir. Bunlarda her fert kendi ihtiyaçlarının yanında birbirlerine de yardımcı olurlar. Aralarında bir iş bölümü ve hiyerarşi vardır.
Sosyal grup oluşturan arı, karınca ve termitlerde fertlerin görevleri ayrı olduğu gibi vücut yapıları ve özellikleri de farklıdır.
* Kraliçe (ana birey) büyük olup, üremeyi sağlar.
* İşçiler kısır olup, küçük vücutlu ve kısa ömürlüdür.
* Erkekler ve askerler ise daha farklı yapıdadırlar.
Birçok hayvan grubu ise sadece belli bir zaman diliminde, belli bir iş için bir araya gelirler. Penguenler, kurtlar, misk öküzleri, göçmen kuşlar, bazı balıklar, tavuklar, maymunlar, geyikler buna örnek verilebilir.
Topluluk Oluşturmanın Amaçları: Hayvanlar en çok; besin bulma, üreme ve yavru bakımı, yuva kurma, avlanma, göç etme, tabiat şartlarından ve düşmanlarından korunma gayeleriyle birarada bulurdurlar. Hayvanlar arasında haberleşme ve hiyerarşi, çıkarılan seslerle, özel salgı maddeleriyle (feromon), vücut, hareketleriyle, antenlerle ve kokularla sağlanır. Bazen ortam şartları da (sıcaklık, ışık, gölge, nem, su) hayvanların kendiliğinden topluluk oluşturmalarını sağlayabilir. Hatta son yıllarda yapılan bazı araştırmalar bitkilerin de kendi aralarında haberleşme yapabildiklerini, zararlı tırtılların musallat olduğunu komşu ağaçlara bildırebildiklerini göstermektedir.
