Hızlı Nüfus Artışı

03.05.2009

Yerleşim birimlerinde km2 ye düşen insan sayısı nüfus yoğunluğu olarak belirtilir. Belli bir kapasiteye hizmet götürebilen ve doğal kaynakları sınırlı olan bir yerde nüfus hızla artar ve yoğunlaşıp kapasiteyi zorlar, bölüşme ve tüketim artacağından, aşırı nüfus hava kirlenmesinin de sebebi olarak belirtilmektedir. Mesela, 1920′li yıllarda 30 bin olan Ankara nüfusu bugün milyonlarla ifade edilmektedir. Sıkışık [...]

Yazının devamını oku →

Yanma Olayları

03.05.2009

Havayı kirleten en önemli olay, yanmadır. Fosil yakıt olarak tanınan petrol, gaz, kömürün yakılması sırasında çıkan gazlar hava kirlenmesinin önemli sebeplerinden biridir. Hele bu yanma işi usulüne göre yapılmazsa kirletici gazlar ortama daha çok çıkmakta ve daha zararlı olmaktadır. Bilhassa enerji elde etmek, konutları ısıtmak, motorlu araçları hareket ettirmek gibi modern hayatın gereği olan faaliyetlerde [...]

Yazının devamını oku →

Hava Kirliliğinin Sebepleri

03.05.2009

Avrupa’da 18. yy.’da başlayan sanayileşme, hızlı nüfus artışı ve şehirleşme, olumlu ve olumsuz etkilerini erken gösterdi ve Avrupalılar bunların tedbirlerini de bizden daha erken almak zorunda kaldılar. Türkiye’de hızlı sanayileşme ve şehirleşme hareketleri, Cumhuriyet devrinde kendini daha belirgin olarak hissettirmeye başlamış, bilhassa da 1950′lerden sonra sanayileşme, şehirleşme ve hızlı nüfus artışı, köyden şehire göç, çarpık [...]

Yazının devamını oku →

Havanın İçinde Bulunan Maddeler

03.05.2009

1- AZOT Atmosferde normal şartlarda kuru havanın % 78.085 oranını teşkil eden azot, yeryüzeyinde çoğunlukla sili güherçilesi olarak bilinen sodyumnitrat (NaNO3) halinde bulunur. Endüstride sıvı havanın damıtılmasıyla azot elde edildiği bilinmektedir. Doğadaki azot, çevrimi ile kendini yenilemektedir. Bitkisel ve hayvansal proteinlerin çürümesi sonucu gaz ürün olarak atom halinde, azot (N) ve amonyak (NH3) açığa çıkar, [...]

Yazının devamını oku →

Havanın Tanımı

03.05.2009

Hava, yerkürenin etrafını saran atmosferi meydana getiren, normal şartlarda bileşimi % 78 azot, % 21 oksijen ve %1′de diğer gazlardan oluşan, canlı ve cansız varlıklara zarar vermeyen doğal bir kaynaktır. Tüm canlıların hayatının devamı için temel unsur olan hava, solunum yoluyla organizmaya girerek canlılık verir. Bir insan birkaç gün aç susuz yaşayabileceği halde birkaç dakika [...]

Yazının devamını oku →

Ekoloji

02.05.2009

Ekoloji, bir anlamda çok yeni bir dal sayılırken diğer bir yönden de epey eskidir. Yakın zamana kadar biyolojinin içinde önemsiz bir araştırma dalı gibi görülmüşse de, bitki ve hayvanların çevreleriyle olan ilişkilerini araştıran bir bilim dalı olarak da ifade edebüiriz. Ekoloji başka bir ifade ile, disiplinler arası bir bilim dalıdır. “Ekoloji”, 1867 yılında ilk olarak [...]

Yazının devamını oku →

Ekosistem

02.05.2009

Ekolojik sistemler, değişik çeşit organizmalarla, onların cansız çevrelerinin oluşturduğu ve bir bütün olarak ele alınabilen birimlerdir. Ekolojik sistemlere kısaca ekosistem denir. Doğada ekosistem örnekleri son derece çeşitlidir, örneğin; Beyşehir Gölü, Karadeniz, Kıbrıs, Borneo Adası gibi geniş alanları kapsayan birimler ekosistem sayılabilecekleri gibi, bir yaprağın yüzeyi kadar da olabilirler. Bu ekosistemlerin herbiri birbirleri içinde ilişkide olan [...]

Yazının devamını oku →

Çevre ile İlgili Terimler

02.05.2009

Ekolojik Tolerans: Bazı zamanlarda veya ortamlarda gelişim faktörlerinden biri veya birkaçının şiddeti optimum sınırların altına inebilir veya üstüne çıkabilir. Örneğin; nem derecesi, ısı derecesi bazı hallerde çok çıkabilir veya çok aşağı seviyeye de inebilir. Bu durum canlının dayanabildiği fakat yaşamını güçlükle sürdürebildiği en elverişsiz durumdur. Canlının gelişimini tamamen sınırlayacak biçimde minimum ve maksimum  oranlardır. İki [...]

Yazının devamını oku →

Populasyon, Kommunite ve Ekosistem

02.05.2009

Çevremizde gelişen olaylardan olumlu ve olumsuz etkilenen varlık olarak bizlerin, bu olayları değerlendirebilmek için çevremizi bir bütün olarak bilmemiz gerekir. Ekoloji biliminin son yıllarda benimsediği bir basamaklandırma sistemini burada vermek yararlı olacaktır. Ünitenin başından bu yana canlı bireyleri etkileyen biotik ve abiotik faktörler tanıtılmaya çalışıldı. Oysa canlılar yaşamlarını canlı ve cansız çevre ile bir bütün [...]

Yazının devamını oku →

Biyotik Faktörler

02.05.2009

Besin ve Beslenme Canlıların yaşamsal faaliyetleri doğrudan doğruya aldıkları besinin nitelik ve niceliği ile bağlantılıdır. Besinlerin alınma biçimi de o canlının diğerleri arasındaki yerinin belirlenmesinde büyük önem taşımaktadır. Genel olarak canlıları besinlerini kendileri üreten (ototrof) ve ototrof organizmaları ve çürüyen maddeleri besin olarak kullanan (heterotrof) olmak üzere ikiye ayırabiliriz. Ototrof organizmalar su, karbondioksit ve inorganik [...]

Yazının devamını oku →