Yeni bir küresel iklim sözleşmesi için görüşmeler 2-6 Ağustos tarihlerinde Almanya’nın Bonn kentinde sürecek. Toplantıya BM İklim Sekretaryası Başkanlığı görevini devralan Christiana Figueres de ilk kez katılacak.
Kopenhag’daki Dünya İklim Zirvesi’nde tüm çabasına rağmen yeni bir …
Büyüme hızıyla dikkat çeken Çin, enerjide de geri kalmıyor. Dünyanın en fazla enerji tüketen ülkesinin Çin olduğu açıklandı. Uzmanlar, gelişmenin perde arkasını değerlendirdi.
Uzmanlar, enerji tüketiminde lider olup, ABD’yi geride bırakan Çin’in bu duruma gelmesinde mali krizin ve yaşanan ekonomik dalgalanmaların etkili olduğunu belirtiyor. Financial Times’ın haberine göre, enerjisini büyük oranda kömürden elde eden Çin, aynı zamanda, çevre kirliliğini en fazla artıran ülkeler arasında.
Enerji tüketiminde rakip tanımıyor
Ülkenin en büyük kenti Şangay’ın elektrik ihtiyacının neredeyse üçte biri Waigaoiao enerji santralinden karşılanıyor. Santralin Genel Müdürü Feng Weizhong; “Waigaogiao projesinde bazı yeni teknik yenilikler bulunuyor. Santralimiz verimliliği artmasını sağladı. Bu da daha fazla kazanç sağlıyor. Üstelik enerji tasarrufu yapabiliyoruz ve daha az zararlı madde yayılıyor” diyerek, raporda iddia edilenlerin aksine enerji tasarrufuna önem verildiğini belirtti.
Waigaogiao projesi, Çin için aynı zamanda bir vitrin projesi. Siemens şirketinin desteğiyle, santralin ekonomideki etkinliği yüzde 46’ya ulaştı. Bu da, Waigaogiao santralinde, diğer santrallerden dörtte bir oranında daha az kömür kullandığını ifade ediyor. Aynı zamanda, Uluslararası Enerji Ajansı tarafından en fazla enerji tüketen ülke olarak açıklanan Çin’in, kendini aklaması adına da önemli bir rol oynuyor. Zira açıklanan rapor, Çin yönetiminin tepkisine yol açtı. Çin Enerji Bakanlığı’ndan Zhou Xi, Enerji Ajansı’nı, Çin’in enerji tasarruf önlemlerini, yenilenen enerji kaynaklarını ve emisyon gazı salınımını önleme çalışmalarını göz ardı etmekle suçluyor.
Çin üyeliğe yanaşmıyor
Çin’in henüz üye olmamasını Uluslararası Enerji Ajansı üzüntüyle karşılıyor. Federal Almanya Çevre Bakanı Norbert Röttgen, bu nedenle son Çin gezisinde iki taraf arasındaki ilişkileri iyileştirme çabasında bulunarak, üyeliğin önemine şu sözlerle dikkat çekti:
“Bu küresel ısınmayla mücadele konusunda teknolojik olduğu kadar uluslararası politika açısından da önemli bir ortaklık. Çin üye olmayarak, uluslararası sorumluluklarda ciddiye alınma konusunda sıkıntı yaşıyor. Tam da bu nedenden dolayı uzun süreli diyaloglar çok önemli. Bugünden yarına değil ama zamanla bir şeylerin değişmesi mümkün olduğu için birlikte hareket etmeliyiz. Bu zahmetli ve yorucu ama alternatifi olmayan bir konu.”
Yazının tamamını oku »
Almanya, 2040 yılına gelindiğinde enerji ihtiyacının yüzde 40′ını yenilenebilir enerjilerden karşılamayı hedefliyor. Ancak bunun için mevcut santrallerin performansının artırılması, yeniden elden geçirilmesi gerekiyor.
Yaklaşık 90 rüzgâr türbininin rotorları denetlenmek üzere yan yana yere yatırılmış. Uzaktan öyle …
Çin global ekonomiyi etkisi altına alan krizde dünyanın en büyük araba pazarı haline geldi. Alman Radyolar Birliği muhabirlerinden Astrid Freyeisen’in, elektrikli araçların denendiği Çin kentlerinden izlenimleri.
Çin’in kırsal bölgelerinde kullanımdaki otomobillerin sayısı oldukça düşükken, büyük şehirlerdeki …
Boğaziçi Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Selim Şeker, günümüzün vazgeçilmezleri arasına giren cep telefonları için çok ciddi uyarılarda bulundu. Şeker, “Atom bombasının modası geçti, asrın elektromanyetik bombası cep telefonu. 3G …
Bıldırcın ve üveyikler için 16 yıldır haftada üç gün olan avlanma süresinin bu yıl sürpriz şekilde dört güne, ördek, kaz ve su kuşları için av kotasının günde dörtten altıya çıkarılmasına tepki büyük: Karar, silah sektörünün …